Kredi Kartı Borcunu Avukatla Taksitlendirme: Bilmeniz Gerekenler
Takip Açılmadan Önce Taksitlendirme Şansı
Banka kredisinden ya da kredi kartından doğan borç, henüz icra dairesine düşmemişse borçlu için en ucuz yol hâlâ bankanın kendi bünyesindeki yapılandırmadır. Bankalar genellikle 12 ile 36 ay arasında vadeler önerir, faiz ve masraf kalemlerinde de belli bir esneklik gösterir. Ancak bu noktada avukatın işi bankayı ikna etmekten çok, sözleşmenin ne söylediğini okumaktır. Kefalet varsa kefilin sorumluluğu, dosyada birden fazla borçlu varsa borcun paylaşımı, ipotekli konut kredisinde temerrüt sonrası satış riski gibi ayrıntılar yapılandırma görüşmesinde gözden kaçarsa sonraki aylarda taksit artışıyla karşılaşılır.
Kredi kartı borçlarında yapılandırma çoğu zaman yasal faiz ve temerrüt faizi ayrımına dayanır. Bankanın sisteminde görünen tutar ile ödeme planındaki toplam tutar arasında fark oluşması sık rastlanan bir durumdur; buna asgari ödeme tutarı, gecikme faizi ve ekstre kesim tarihleri de eklendiğinde hesap iyice karışır. Bu yüzden taksitlendirme teklifini imzalamadan önce kalem kalem döküm istenmelidir. Uşak'ta küçük bir esnafın 40 bin liralık kredi kartı borcunu 18 aya yaydırması tipik bir örnektir: ilk teklifte aylık taksit 3.400 lirayken, faiz ve masraf dökümü istendiğinde toplam ödemenin 6 bin lira arttığı görülmüş, vade 24 aya çekilerek aylık yük düşürülmüştür.
Yapılandırma görüşmesinde sorulması gereken üç soru
Toplam geri ödeme ne kadar, faiz oranı sabit mi değişken mi, erken kapatmada indirim var mı? Bu üç sorunun yazılı cevabı alınmadan hiçbir ödeme planı imzalanmamalı. Sözlü olarak verilen vade sözleri, sistemde farklı bir plana dönüşebilir.
İcra Takibi Başladıktan Sonra Ne Değişir?
Dosya icra dairesine geldiğinde tablo değişir. Ödeme emri tebliğ edildikten sonra borca itiraz süresi işlemeye başlar; bu süre kaçırılırsa borç kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir. Taksitlendirme bu aşamada da mümkündür, ama artık bankanın avukatıyla değil, dosyayı yürüten hukuk bürosuyla görüşülür. Ankara'da, İstanbul'da ya da İzmir'de çalışan tahsilat ağırlıklı büroların çoğu, borcun anaparası üzerinden peşinatsız taksit planı sunar; ilk taksidin dosya açılışından sonraki 10–15 gün içinde yatırılması beklenir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, taksitlendirmenin haczi kendiliğinden durdurmamasıdır. Anlaşma yazılı hâle gelmediyse ya da banka tarafına ulaşmadıysa maaş haczi, araç kaydına şerh veya banka hesabına bloke gibi işlemler devam eder. Dosyada birden fazla alacaklı varsa sıra cetveli devreye girer ve taksit planı yalnızca tek alacaklıyı bağlar. Bu yüzden plan imzalanırken dosyaya sunulacak bir taahhüt metni hazırlanması, hem hacizlerin kaldırılmasını hem de yeni işlem yapılmamasını sağlar.
Taksitin aksaması hâlinde geri dönüş yok
Çoğu anlaşmada üç taksidin üst üste ödenmemesi hâlinde indirim iptal edilir ve borç başlangıçtaki hâline döner. Yani yapılandırma, disiplinli ödeme gerektiren bir taahhüttür. Gelir düzensizse vadeyi uzatmak, taksit tutarını düşürmek her zaman daha güvenlidir.
Masraflar, Vekâlet Ücreti ve Dosya Giderleri
Taksitlendirme sürecinde borçluya üç ayrı kalem yansır: anapara, faiz ve dosya masrafları. İcra dosyasında tahsil harcı, tebligat gideri, vekâlet ücreti ve gerektiğinde bilirkişi masrafı borçluya yüklenir. 100 bin liralık bir dosyada vekâlet ücreti ve harçlar toplamı, anaparanın yüzde 12–15'i civarına ulaşabilir. Yapılandırma görüşmesinde bu kalemlerin silinmesi çoğu zaman mümkün değildir; ancak taksitlere yayılması talep edilebilir.
Borçlunun kendi avukatıyla çalışması ise ayrı bir hesap gerektirir. Bazı bürolar sabit ücretle, bazıları dosya tutarı üzerinden yüzde oranıyla çalışır. Küçük dosyalarda sabit ücret 8.000–15.000 lira bandında seyrederken, tutar büyüdükçe oranlı ücret öne çıkar. Avukatlık ücret sözleşmesinin yazılı olması ve hangi işlemleri kapsadığının açıkça belirtilmesi şarttır; aksi hâlde itiraz, yeniden yapılandırma ve haciz kaldırma gibi ek işlemler için ikinci kez ücret istenebilir.
Bir başka pratik ayrıntı: dosya kapatıldığında bankaya bildirim yapılmazsa borç kara listede görünmeye devam eder. Kredi notu düzelmez ve yeni kredi başvuruları reddedilir. Ödemenin son taksitinden sonra borcu kapatan yazının alınması, gerekiyorsa kredi kayıt bürosuna itiraz edilmesi gerekir.
Sık Yapılan Hatalar ve Pratik Bir Yol Haritası
En yaygın hata, tebligatı almamış gibi davranmaktır. Ödeme emri usulüne uygun tebliğ edildiyse süre işlemeye başlar ve itiraz edilmemesi borcun kesinleşmesine yol açar. İkinci hata, sözlü taksit sözüne güvenip ödeme yapmaya başlamaktır; ödemelerin hangi dosyaya, hangi kaleme sayıldığı belirsiz kalır. Üçüncü ve en pahalı hata ise borcu kapatmak için yeni bir kredi çekmektir. Yeni kredi faizi ile mevcut temerrüt faizi birleştiğinde borç yükü çoğu zaman artar.
Sağlam bir yol haritası şöyle kurulur: önce tüm borçların tek sayfada dökümü çıkarılır; anapara, faiz, masraf ve dosya numarası ayrı ayrı yazılır. Ardından hangi dosyanın haciz aşamasında olduğu kontrol edilir. Sonra her alacaklı için ayrı bir ödeme kapasitesi belirlenir ve yazılı teklif istenir. Teklif geldiğinde toplam geri ödeme, taksit sayısı ve temerrüt şartı karşılaştırılır. Son olarak anlaşma imzalanırken dosyaya sunulacak taahhüt metni ve hacizlerin kaldırılmasına ilişkin yazı talep edilir.
Bu süreçte bir avukatın katkısı, takip dosyasındaki faiz hesabını denetlemek ve süreleri kaçırmamakla sınırlı değildir. Borç yapısına göre hangi dosyanın önce kapatılması gerektiği de stratejik bir karardır; faizi en yüksek dosyaya öncelik vermek, toplam maliyeti düşürmenin en doğrudan yoludur. Gelir düzensizse taksit yerine kademeli ödeme içeren bir plan talep edilmesi, üç ay üst üste aksama riskini azaltır.
